Çocuk Gelişimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çocuk Gelişimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mart 2016 Perşembe

37 Montessori Eğitimi Nedir?


Montessori Sınıfları
 Montessori eğitim sistemi son yıllarda çok popüler olan bir eğitim sistemi. Bilmeyenler için biraz bilgi vereceğim. Montessori eğitimi alan çocuklar akranlarından bir adım önde oluyor. Türkiye de tam teşekküllü bir okul var mı bilmiyorum. Amerika, Almanya, İngiltere gibi ülkelerde çok gelişmiş bir eğitim sistemi. Oğlumu da seneye bu okullardan birine göndermeyi düşünüyorum. Şimdilik evde kendim montessori etkinliklerini uygulamaya karar verdim. Ve etkinlikleri yaptıkça burada paylaşacağım. Aydınlık bir gelecek için çocuklarımızla iyi ilgilenmeliyiz . Bu nedenle daha çok kişi duysun, görsün uygulasın, birbirimize örnek olalım yol gösterelim. Paylaşmak güzeldir:)

İtalya’nın ilk kadın doktoru, pedagog ve antropoloji profesörü Maria Montessori (1870-1952) yüzyılın başlarında her çocuğun bireysel becerilerine ve ilgi alanlarına, bireysel öğrenme hızına ve karakter özelliklerine uygun bir pedagoji geliştirir.

1899’da Roma’da zeka geriliği olan çocukların gittiği orthophrenic okulunda yöneticiliği sırasında zihinsel eksikliğin sıklıkla pedagojik bir problem olduğuna hüküm verir.

 Eğittiği bir grup engelli çocuk devlet yeterlilik sınavlarında normallere yakın bir başarı gösterir.

Herkes bu başarıdan dolayı mutludur, ancak Dr. Montessori bundan o kadar etkilenir ki zekâ seviyeleri normal olan sağlıklı  çocukların nasıl olup da engelli çocuklarla karıştırılacak kadar istikrarsız olabileceklerini anlamaya çalışır.

Maria Montessori

6.Ocak.1907 Montessori ilk çocuk evini kurar: Casa dei Bambini

Maria Montessori 1907 yılında ilk çocukevi “Casa dei Banbini”de engelli olmayan çocuklarla çalışmalarında yaptığı gözlemlerde çocukların nelerden hoşlandıklarını ve nelerden hoşlanmadıklarını saptar. 

Maria Montessori çocukların:
Cezalar, ödüller , yetişkin tarafından programlanmış eğitim, oyuncaklar, öğretmen masası, toplu derslerden hoşlanmadıklarını,

Özgür seçim, hatalarını kendilerinin denetimi, hareket etmek, sosyal ilişkilerini kendileri tarafından kurulması,  çevrenin düzenli ve temiz olması, özgür faaliyete dayalı bir disiplin, kitapsız okuma ve yazma, alıştırmaların tekrarından hoşlandıklarını gözlemlemiş.
 
Montessori, çocuk temelli bir eğitim sistemidir. Ve en önemli unsur; çocuğun deneyimlerini mutlaka kendisinin yaparak ve yaşayarak öğrenmesidir. Montessori materyallerinin çocuğun ulaşabileceği konumda ve dikkat polarizasyonu için anlık hareketliliğe olanak verecek durumda olması gerekir. Ayrıca çocuğun çalışmalarında seçme özgürlüğü sağlanmış olması gereklidir.  

Montessori okullarında çocuklar, istedikleri materyalle, istedikleri zaman, istedikleri yerde calışırlar.

Montessori Eğitiminin temel taşlarından birisi hazırlanmış çevredir. Çocuklar hazırlanmış çevredeki Montessori materyallerinden, bireysel ilgi ve eğilimine göre bağımsız olarak seçim yaparlar.

Çocuklara istedikleri kadar tekrar etme imkanı sunulur. Erken öğrenen yeni bir çalışmaya geçebilecektir, çünkü öğrenmede herkesin farklı bir ritmi vardır.
Materyallerdeki hata kontrolü çocuğun kendi hatasını bulmasıyla gerçekleşir. Başka birinden uyarıya, onaya ve düzeltmeye gerek kalmaz. Kendi kendisini düzeltmesine olanak sağlar. Böylece yetişkinden bağımsızlaşmak doğal olarak gerçekleşir.


 Kaynak: http://www.montessori.org.tr/montessori/montessori-nedir/

21 Mart 2016 Pazartesi

34 Çocukların Dikkatini Nasıl Güçlendirebiliriz

Dikkat Güçlendirme Seti

Eğer çocuğunuz varsa onun için en iyisini yapmaya çalışırsınız. Çok başarılı olsun, zeki olsun istersiniz. Her ebeveyn çocuğunun güzel okullarda, iyi seviyelerle mezun olmasını ister. Günümüzde dikkat dağınıklığı herkesin korkulu rüyası. Önceden de var mıydı sahi? Yoksa çevremizdeki etkenlerin artması mı etkili oldu.
 Çocuklarda dikkat dağınıklığı karşı koyulamaz ölçüde çoğaldı. Bu konuda çok yardımcı olacağını düşündüğüm bir kaynak var. Adeda Dikkat Güçlendirme seti, Doç. Dr. Osman Abalı tarafından yazılmış. 3 yaştan başlıyor lise dönemine kadar var.. Her sayfanın altında yönergeler var. Çocuk okuma bilmiyorsa ailesiyle birlikte yapması gerekiyor.
Adeda Dikkat Güçlendirme Seti

Dikkat Güçlendirme Seti Sayfaları


Amerika' ya taşınmadan önce almıştık biz . Oğlum 2,5 yaşındayken 3 yaş setini almıştım. Setler A, B, C olmak üzere 3 kitaptan oluşuyor. Görseller renkli, şekiller dikkat çekici eğlenirken öğreten cinsten kitaplar. Ödev gibi gelmiyor kesinlikle. Kitabını getiriyor oğlum, biraz yapıyoruz. Canımız sıkılınca bırakıyoruz. En sonda steckerlar bulunuyor. Sayfaların içinde de bazı resimler var. Steckerların yeri boş tabi. Arka sayfaya gidip onları buluyor. En çok sevdiği kısım bu. Monoton ilerlemiyor kitaplar. Ve gerçekten çok faydalı olduğunu düşünüyorum.
 Dikkat dağınıklığı olan öğrencileriniz varsa da , ya da tanıdıklarınız kesinlikle önerebilirsiniz..

Dİkkat Geliştirme Seti  İLE İLGİLİ HEDEFLER / GENEL FAYDALARI 

Öğrenme sistemini aktif bir şekilde çalıştırıp ders başarısını artırır. 
Dikkat becerilerinde artış olur, ders ve akademik alandaki dikkat hataları azalır. 
Çalışmaya ve öğrenmeye karşı istek artar, okuldaki performansı yükselir. 
Görsel alana girenleri fark eder ve ayırt eder, masa başı ders çalışmalarındaki başarısı artar. 
El göz koordinasyonu artar, performans ödevlerinde üretkenliği artırır. 
İnce motor becerilerinde artış olur, el becerileri gelişir.
Dinleme becerisi artar, işitsel algısında kuvvetlenme olur. 
Planlama ve sıralama becerilerinde artış olur, karşısına çıkan problemlerde fayda sağlar. 
Okuma ve okuduğunu anlamaya fayda eder. 
Zihinsel enerjinin bir konuya odaklanmasına yarar. 
Düşünme becerilerini destekler, yorumlama becerisini geliştirir. 
Esnek düşünebilmeye yardımcı olur. Kısa süreli bellek, uzun süreli bellek gelişimine fayda sağlar.
Farklı bakış açıları ile problem çözmeye yarar sağlar. 
Aritmetik becerisine katkı sağlar. 
Soyutlama becerisine fayda sağlar. 
Sözel becerilerini artırır.
Unutkanlığı azaltır. Kavrama süratini geliştirir. 
Farklı açılardan öğrenme becerisini destekler

PSİKOLOJİK FAYDALARI 
Sürükleyicidir, başarılı olma duygusunu pekiştirir. Kendine güveni özellikle akademik özgüveni artırır. 
Okulu ve çalışma sevgisini artırır. 
Kağıt, kalem ders ve öğrenme olumlu hale gelir. 
Boş zamanlarını değerlendirir. 
TV ve görsel araçların yol açtığı problemlerin azalmasına yardımcıdır. 
Duygu ve öfke kontrolü artar.

17 Mart 2016 Perşembe

41 Oyuncu Anne Kim


Şermin Çarkacı nam-ı diyar oyuncu anne. Şu sıralar annelerin fenomeni durumda. Çok doğal, samimi, bizden biri olması onu fenomen yaptı sanırım. 1982' de Berlin' de doğmuş. Sonra Anadolunun küçük bir kasabasına taşınmış. Yazmayı çok sevdiğinden Türk dili ve Edebiyatı Bölümünü okumuş, yüksek lisansını yapmış. Şimdi bir reklam şirketinde çalışıyor. 

3 tane çocuğuyla her gün düzenli olarak ince motor hareketlerini, kaba motor becerilerini, duygu ve hayal dünyalarını destekleyecek, yaratıcılıklarını besleyecek oyunlar oynuyor, bu oyunları fotoğraflayıp sosyal medyada oyuncu anne facebook sayfasinda, binlerce anneyle paylaşıyor.  Halkın içinde halktan biri:) Bu nedenle çok seviliyor çok tutuluyor. Hiç boş durmuyor, öyle enerjik ki yazılarını okuyunca size de bulaşıyor bu durum:)

'Oyuncu Anne' , ' Çok Hayal Kuran Çocuk' , ' Başlarım Şimdi Anneliğe' kitaplarının yazarı. En son kitabı da çoğu arkadaşımın okuyup beğendiği, tavsiye ettiği ' Sihirli Değnek' . Okumayı çok istiyorum ben de. Sizi motive edecek , destek olacak kitaplar..




Günümüzde kendini yorgun, mutsuz hisseden, çöküntü bir ruh hali yaşayan insan sayısı çok fazla. Bizi motive edecek, dolduracak, rahatlatacak pozitif kişilere ihtiyacımız var. Oyuncu anne de onlardan biri. Yeni öğrenenler varsa hemen sayfasını beğensin ve kitaplarını alsın derim:) 

Oğlumla etkinliklerime ilham kaynağı olan oyuncu annenin bir de Her Güne Bir Oyun Takvimi var. Geç kalmış sayılmazsınız mutlaka almanızı öneririm. Türkiye' den gelen bir arkadaşıma sipariş verdim ben de. Çok beğendim. Çocuğuyla kaliteli zaman geçirmek isteyenler oyuncu anneyi takip etmeli:))

14 Ocak 2016 Perşembe

16 3 Yaşındaki Çocuk İçin Uyku Düzeni


Bebeklerin uyku düzeniyle ilgili birçok yaklaşım var. Hamileyken hepsini okuyor insan. En doğrusu nedir nasıl yapmalı diye düşünüp taşınıyorsun. Doğal ebeveynlik yaklaşımı çok sevdim ben. Doğada hiçbir canlı yavrusunu doğar doğmaz bırakmıyor başka odalara, anne sıcaklığından mahrum bırakmıyor. 2 yaşına kadar annesiyle bir bütün olduğunu hisseden yavruyu, kendinden ayırmak niye. Biz iki yaşına kadar yanımızda yatırdık yavrumuzu. Sallamadım da hiç. Yanına yattım o da benim gözümle kaşımla oynayarak uykuya daldı:) Evet kımıldamadan uyumam gerekti çok sıkıntı yaşadım ama onun kokusu yetti her şeye:) İki yaşından sonra bizim odamızda kendi beşiğinde yatmaya başladı, sevdiği uyku arkadaşıyla birlikte. Geçişlerde çok diretmedim yavaş yavaş oldu. Zaten çocuk anneye doyuyor iki yaşına kadar. Güvenli bağlanma gerçekleşiyor. Her an onun yanında olacağını biliyor.

2,5 yaşında da kendi odasına çıktı paşam. Onun seveceği şeylerden oluşan bir oda düzenledik.  Gece uyandığında gölgesinden korkmayacağı şekilde sade oldu her şey. Duvarları boş bıraktım bu nedenle. Nevresimler iş makineli, araba desenli seçildi . Gece lambası ihmal edilmedi. Hoşuna giden karakterlerin pijama takımları, uyku tulumları alındı. Tabi onun hayal dünyasını geliştirici uyku öncesi masallar baş köşede yerini aldı.

Bebekliğinden bu yana hep saat 21:00 da uyutmaya özen gösterdim. Misafirliğe gitsem de bu durum değişmedi. Biyolojik saati oluştu böylece. Hadi uyku saati geldi diyorum. Çıkıyoruz odasına. Her akşam banyo yaptırmıyorum ben. 1, 2, 3 kim daha fazla oyuncak toplayacak diyorum. Hop oyuncaklar toplanıyor. Gece uyandığında gölge olacak her şey ortadan kalkıyor. Hangi pijamasını giyeceğine karar veriyor paşam. Pijamalar giyilir, tuvalete gidilir, dişler fırçalanır, uyku tulumu giyilir. Çok dağınık yattığı için üzerini örtmek mümkün değil. Yatağının iki yanına da sünger kesip kılıp diktim. Kafasını çarpmasın diye:) Gece lambası yakılır. "Hadi bana hikaye oku mami " der:) Bazen hikaye okunurken dalar , bazen de ben yanına yatarım sarılır uyur. Odanın kapısını açık bırakırız. Uykulara dalar aşk kuzusu:)

Herkes farklı bir yaklaşımı tercih etmiştir , saygım sonsuz. Evladının iyiliğini düşünür her ebeveyn. Teorikteki gibi olmuyor hiçbir şey. Herkes çocuğuna göre bir yol belirliyor.

20 Aralık 2015 Pazar

12 Çocuğa Kurallar Koyarken Nelere Dikkat Edilmeli

Nostaljik pazartesi fikri EQ ' dan. Çok hoşuma giden bir fikir. Eski ve beğendiğimiz yazıları her pazartesi nostaljik pazartesi altında yayınlıyoruz:)

Kuralları öğretmek zorunda olmasak ne güzel olurdu değil mi..

Yeni doğum yaptığınızı düşünün. Hastaneden mis kokulu bebeğiniz kucağınızda ayrılacakken hemşire bebeğin ayağındaki etiketi gösterse “bu bebek sizin istediğiniz kural ve değerlere göre kurgulandı. Nasıl davranması gerektiğini bilecek. Ne derseniz yapacak,” dese mesela.

Süper olurdu dediğinizi duyar gibiyim..Maalesef böyle bir şey yok. Biz ebeveynler öğreteceğiz her şeyi.

Çocuğumuz yürümeye başladığında başlıyor vazifemiz.Yürümeye başladığında her şeyi keşfetmeye başlayacak, televizyonu sallayacak, çekmeceleri kurcalayacak,Tehlikeli aletlerle oynayacak merakını giderecek her şeye dokunacak..
Vee bizde kuralları öğretmeye başlayacağız..Çocuk bizi sınayacak, deneyecek, sınırlarını öğrenecek.

Önümüzde üç yol var. Cezacı yaklaşım, yumuşak yaklaşım ve demokratik yaklaşım..
Bunlardan sadece demokratik yaklaşımı uygulayanlar istenen davranışı elde etmede başarılı oluyor.Çünkü sözlerimizle davranışlarımız tutarlı olmalıdır.Sözler değil davranışlar kuralları belirliyor.

Örneğin:
Küçük Emir oyuncağını sapından tutmuş sallıyor,neredeyse tv ye çarpacak.. Annesi sert bir şekilde bağırıyor "bırak çabuk seni döverim.. " Elinden oyuncağı alıyor, vuruyor, çocuk ağlıyor. Cezacı yaklaşım sorumluluk kazanmayı öğretemez.

Annesi “ Emir yapma oğlum bak tv ye vuracaksın” der .Çocuk “tamam anne “ der devam eder.Annesi birkaç sefer daha uyarır çocuk tamam der devam eder. En sonunda anne ” aman der sıkılır bunalır ve ne halin varsa gör “der.. Yumuşak yaklaşım…

Annesi kesin bir dille “O oyuncağı sallama yoksa elinden alırım” der. Çocuk “ama çok eğlenceli der devam eder. Anne gidip oyuncağı alır ve “düzgünce oynayacağın zaman geri alabilirsin “der.Bu davranış kararlı bir şekilde sürdürüldüğünde çocuk istenen davranışı elde ediyor..


Bu yazının devamı gelecek arkadaşlar şimdilik sevgiyle kalın...

18 Eylül 2015 Cuma

18 Oğlumla Ahşap Boyama Yaptık


Oğluşumla birlikte gezmeyi seviyorum. Geçen gün birlikte kumaşçıya gittik . Dekoratif kumaş arıyorum daha sonra yaptıklarımı paylaşırım. Evet konumuza döneyim. Bizim oğlan bayılır kepçeye,kamyona arabaya.. Görmesin mi kepçe, kamyon desenli kumaşları. Tutturdu bana bu kumaştan alalım diye. Oğlum sen kumaşı ne yapacaksın diyorum yok alalım diyor. Hemen yandaki rafta bu ahşap arabayı gördüm.İyi ki de görmüşüm. Hadi sana bu arabayı alalım evde beraber boyarız dedim ikna ettim..Çok da iyi oldu. Eve gidince malzemeleri koyduk masanın üstüne. Bahadır'ın görevi tekerlekleri boyamaktı. Tarif ettim güzelce küçük taşırmalar dışında çok güzel yaptı:)) Çok mutlu oldu ama:))) Size de tavsiye ederiz..Sevgiler....

Yılbaşı ağacımız ( ellerle)
Eşleştirme oyunu
Tuz seramiği Yapma
Smile Oyunu Balonlarla

4 Eylül 2015 Cuma

15 Tuvalet Alışkanlığı Kazandırma Serüvenimiz


Korktuğum kadar zor geçmedi çok şükür..Çok tatlı bir serüven oldu bizimkisi. Tatlı yaramazım hem güldürdü hem kızdırdı zaman zaman. Kısa sürdü hem de.. 30 aylık oğlum.Daha önce başlamak istemedim ( Kendimi hazır hissedemedim diyelim:) Tuvalet alışkanlığı kazandırma konusundaki püf noktalar için daha önceki yazıma bakabilirsiniz..

Hadi başlayalım:))
Küçük tuvaletimizi(lazımlık), tuvalet adaptörümüzü, basamağımızı ve tabii ki alıştırma külotumuzu aldık. Gerekli gaza getirici konuşmalarımızı yaptık.. Çevrede sevilen akranlardan örnekler verdik.. Yeri geldi model olduk :))

Birinci gün oyun haline getirdi oğlum koşa koşa lazımlığa gittik oturduk, konuştuk çişini yapmadı..Kalktıktan sonra pijamasına yaptı. Yaparken söylüyor çişim var diye:)) Kakasını da aynen tabii..Kakasını yapmakta zorlandı. Klozet adaptörüne oturdu çişini yaptı nasıl sevindik alkışladık..Tabii ödül olarak dondurma yedik..Dışarı çıkarken alıştırma külotunu giydirdim..Gece ne yapacağım diye korku sarmasın mı beni..Altına alt değiştirme pedlerinden serdim. Lazımlığı ve kaçak olursa diye yedek kıyafetleri başucuna koydum. Gece de kaldırmaya çalıştım..Su içmek için uyandığında hemen oturttum lazımlığa tam zamanıydı..

İkinci gün de dışarı çıkmamız gerekti lazımlığı da aldık yanımıza:)Tabii alıştırma külotunu giydirdim yine evde giydirmedim ama. Alıştırma külotundaki tren ıslanmasın diye yapmadı çişini. "Çişim geldi çişim geldi" diyor koşuyoruz lazımlığa..Acil durum sinyali:)) İkinci gece kaldırdım su içti ve lazımlığa yaptı çişini:)) Kakasını da şöyle ikna ettim.." Kaka dışarı çıkmak istiyor oğlum. Hadi kakanı yap sonra sifonu çekelim, bay bay yapalım kakaya" dedim. Etkili oldu..Sifonu çekmek hoşuna gitti. "Kaka evine gitti" demez mi:))

Üçüncü gün bir iki aksilik yaşandı ama dördüncü gün her şey yoluna girdi.Artık çişini söylüyor gece de kaldırıyorum bir defa.. Çok şükür oğlum yormadı fazla...Çok şeker ama görseniz.. Tuvaletini kendi yaptıkça övüyoruz onu gururlanıyor şekilden şekile giriyor:))

"Artık çişimi pantolonuma yapmıyorum adam oldum ben" diyor , bilmiş bilmiş zamane çocukları işte... Uzattım yine maşallah deyin oğluma :))

Bu arada nihayet taşındık biz:)) 
 

25 Ağustos 2015 Salı

24 Tuvalet Eğitimi Nasıl Kazandırılmalı

Tuvalet Eğitiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir

Tuvalet eğitimi süreci benim için kafamda çok büyüttüğüm, hazır hissedemediğim bir süreç oldu..Öncelikle bu konuyu araştırmam gerektiğini düşündüm. Çocuk bakımı, beslenmesi,çocuk yetiştirme gibi konularda olduğu gibi tuvalet eğitimi konusunda da birçok görüş var..Size düşen bunları okuyup kendiniz ve çocuğunuz için uygun olana karar vermek..
Öncelikle annenin kendini hazır hissetmesi gerekiyor.. Anne bu dönemde sabırlı, güler yüzlü, hoşgörülü olmalı. Çocuğun tuvalet kontrolü için hazır olması gerekiyor:
  • Çocuğun yürüyebilmesi
  • Basit emirleri yerine getirebilmesi
  • İsteklerini konuşarak anlatabilmesi
  • Kendisi basit kıyafetleri( pijama gibi lastikli) çıkarabilmesi
  • Gün içinde 2-3 saat kuru kalabilmesi  çocuğun hazır olduğunu düşündürebilir..
 Tuvalet çocukların merak ettiği bir yer olmuştur hep. Kapısı kapalı olduğu için gizemli olur onlar için. Anne tuvalete girer kapıyı kapatır çocuk çoğu kez anlamaz anne nereye gitti korkar ağlar..
 Artık esrarengiz tuvalet açılmalı ve aile bireyleri mümkünse çocuğa örnek olmalı.. Her şeyi bizden öğreniyor sonuçta. Büyüklerin çişini kakasını tuvalete yaptığını öğrenmeli böylece.. Çevresindeki çocuklardan örnek verilmeli.

-'Bak Buse de tuvalete yapıyor. Buğra'nın da küçük tuvaleti var ona yapıyor' gibi örnekler verilmeli..
Biz tam olarak böyle yaptık..

 Ailenin bir plan yapması, annenin zaman ayırması gerekiyor. Evde olursa daha rahat atlatılabilir bu süreç. Hangi malzemelerin alınacağına karar verilmeli.

Biz oğlumla birlikte küçük tuvalet ( lazımlık) almaya gittik. Onun istekleri ölçüsünde lazımlık, klozet üstüne koymak için klozet adaptörü ( erkekler için ön tarafında yükseklik olanlar daha uygun), yükseltici basamak, alıştırma külotu aldık. Arabalı istedi oğlum. Arabalı olanı kullanışlı bulmadığım için. Sade bir klozet alıp araba stickerları almaya ikna ettim evde birlikte yapıştırdık daha da hoşuna gitti bu durum. ( Hem de daha ekonomik)

Gece ve gündüz birlikte başlanmalı. Bezden kurtuluyoruz hemen. Giyip çıkarması rahat olan kıyafetler giydiriyoruz. Çocuğun klozette 10-15 dk oturması gerekiyor çişini yapması için. Bunu sağlayabilmek için de eğlenmesi gerekiyor.  Eğlenceli hale getirmelisiniz.
Biz lazımlığı istediği yere koyduk. Televizyonun karşısına koyduğumuz bile oldu..
Adaptörü de kullanmalısınız tabii.. Lazımlığa alışan çocuk her yerde onu isteyip tuvaletini başka yere yapmayabilir(yaşanan örnekleri var:).

Çişini istenen yere yaptığında küçük ödüller verebilir abartıp alkışlayabilirsiniz. Kakasını sevdirmelisiniz , bazı çocuklar kakasından korkabiliyor.. Kakasının kötü koktuğunu söylemeyin sakın.. Kakasını yaptığında sifonu onun çekmesini sağlayıp güle güle yapın kakaya:))

 Bu süreçte bazı arkadaşlarım halıları kaldırmıştı hep.. Çocuk makine değil sonuçta düğmesine basıyorsun hemen programlanıyor ve çişini söylemeye başlıyor:))) İlk başta sizin istediğiniz gibi olmuyor hiç bir şey:))

Çocuk lazımlığa oturmayabilir, 10 dk oturur çişini yapmaz kalktıktan sonra yapabilir, çişim geldi deyip koşarak lazımlığa gidersiniz oturur ama yapmaz oyun haline getirir:)) Bazen çişini yapar kakasını yapmaz.. Bir tanıdığımızın çocuğu kakasını tutuyordu hastanede aldırıyorlardı ( bu çok kötü). Bazı çocuklarda çok rahat öğreniyor:)) Çocuğa kızmamalı ve desteklemeliyiz..

Çok uzadı değil mi? Bizim tatlı sürecimizi de, biter bitmez yayınlayacağım....

Sevgiler.....

3 Aralık 2014 Çarşamba

2 3 ARALIK DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ



Engellilere saygı onlara yaşama sevinci veriyor. Onları sadece engelliler gününde hatırlıyor, haber yapıyor, onlara hediyeler veriyor sadece bugün fark ediyoruz , yarın ne olacak peki.. Tabii ateş düştüğü yeri yakıyor..Çok uzak geliyor belki de engelli olmak..Halbuki yarın işe giderken, ya da okula giderken bir kaza geçirip engelli olmayacağımız garanti değil.Sağlıklı her insan bir engelli adayıdır aslında.Biraz daha empati kurmalı, yardımcı olmalıyız onlara..Nüfusumuzun %12 si engelliymiş bunu biliyor muydunuz. 

Annelerin en büyük korkusu evlatlarının ölmesidir, ama engelli annelerinin ise: EVLATLARINDAN ÖNCE ÖLMEKTİR.. Çünkü yardıma muhtaçlar ve ancak bir anne yüreği şefkatiyle kucaklar onları..

Engelli arkadaşlarımızın önüne bir engel de biz koymamalı hayatlarını zorlaştırmamalıyız..O kutsal eli öpülesi annelere destek olmalıyız..

25 Kasım 2014 Salı

0 EĞİTİMDE BABANIN ROLÜ




 

Fatih Sultan Mehmet Han çocukken çok yaramaz bir öğrenciydi. Ders esnasında yaptığı şımarıklıklarla Hocası Akşemseddin’i çileden çıkarırdı. Hocası kendisine kızdığı zaman hemen “Ben Padişahın oğluyum bana bir şey yapamazsın” deyip tehdit ediyordu. Padişaha şikâyet etmeyi edepsizlik sayan Akşemseddin, durumu II. Murat’a anlatamıyordu. Ancak gün geldi artık küçük Mehmet’in yaptığı yaramazlıklar çekilmez hale geldi.

Bunun üzerine destur dileyip II. Murat’ın huzuruna çıktı. “Padişahım size bir hususu arz edeceğim ancak hayâ ediyorum” deyince II. Murat “Buyur çekinmeden anlatabilirsin” dedi. Bu söz Akşemseddin’i rahatlattı ve başladı olayı anlatmaya. Padişahım oğlunuz, ciğerpareniz Mehmet çok yaramaz, onun yaramazlıkları yüzünden ders işleyemiyorum, kendisine kızdığım zamanda hemen sizinle beni tehdit ediyor deyince II. Murat Akşemseddin’in yanına gelerek kulağına bir şeyler fısıldar.
 

II. Murad’ın kulağına söylediği sözleri duyan Akşemseddin çok şaşırdı. Bu ne plandı, mümkün değildi bu planı uygulamak. Akşemseddin plan konusundaki rahatsızlığını padişaha ilettiyse de Padişah onu dinlemedi ve bu iş olacak dedi.

Ertesi gün yine derste Mehmet yaramazlık yapıyordu. Akşemseddin’in uyarısına aynı tehdit cevabını verdiği sırada Padişah ansızın kapıyı açıp içeri girdi. Bu olay karşısında Akşemseddin hiddetlenerek Padişaha bağırdı ve bir tokat atarak, bu şekilde sınıfa giremeyeceğini izin istemesi gerektiğini söyleyerek derhal dışarı çıkmasını istedi. Padişah mahcup bir şekilde boynunu bükerek özür diledi ve dışarı çıktı.

Olaylar karşısında Fatih Sultan Mehmet’in nutku tutulmuş ne yapacağını şaşırmıştı. Güvendiği babası tokat yemişti. Fatih Sultan Mehmet allak bullak olmuştu. Az sonra kapı vuruldu ve Padişah mahçup bir şekilde içeri özür dileyerek girdi. Plan muhteşem bir şekilde işlemişti. O günden sonra Fatih Sultan Mehmet asla yaramazlık yapmadı. Çünkü güvendiği dağlara kar yağmıştı.

Eğitimin ne olduğunu II.Murat kadar olamasa da; en azından kendi çocuğunu yanlış yollara süreklemeyecek kadar idrak etmiş anne ve babalara ihtiyaç var. Unutmayalım, Çocuklar şımarık doğmaz; diplomalı,maaşlı ama eğitimsiz ebeveynler tarafından şımartılır...

1 Ocak 2014 Çarşamba

2 YILBAŞI AĞACIMIZ:)




Bu yılbaşında oğlumla birlikte güzel bir yılbaşı ağacı yapmaya karar verdim.Oğlum daha 11 aylık o sadece minik elleriyle yardımcı olacak:)
Yılbaşı ağacımız çok güzel oldu.Umarım sizlerde beğenmişsinizdir.Yaparken biraz zorlandığımı itiraf etmeliyim.Aslında çok kolay bir çalışma.Oğlum daha küçük olduğu için ellerinin kalıbını çıkarmak zor oldu.
2-3 yaşındaki çoçuğunuzla daha rahat yapabilir aha çok eğlenebilirsiniz diye düşünüyorum.
yapılışını aşağıda resimlerle göstereceğim.Çocuğunuzla birlikte yapabileceğiniz eğitici ve eğlendirici bir çalışma mutlaka deneyin:)

Önce aşağıdaki gibi ağaç gövdesi için bir huni kesiyoruz.yılbaşı şapkası oluyorya onun gibi işte yeşil olursa daha iyi olur.Benim malzemem eksikti.

Sonra yeşil kartonlara çocuğunuzun ellerini çizip kesiyorsunuz.Çocuk kesebilirse daha mutlu olur.Sonrada birlikte süslüyorsunuz. Sİmli kalemler, boncuklar, pullar v.s herşey olabilir.
İşte hunimiz ve ellerimiz hazır:)
Sonra alttan başlayarak üst üste yapıştırıyorsunuz.Altına da kahverengi kartondan rulo yapın.En üstünede yıldız yapıp kürdana sabitleyin.Kürdanı üstteki küçük delikten sokun.İşte bu kadar.Kolay gelsin.)


Ana Sayfa
Blog Tema Tasarım : Sosyal Medya Kafe
SEVDİCANN COPYRİGHT © 2014 TÜM HAKLARI SAKLIDIR.BLOGUMDA YAYINLANAN YAZILARIN VE RESİMLERİN İZİNSİZ KULLANILMASI 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ YASASINA AYKIRIDIR.